19 Ocak 2011

İşte ben böyle haller içindey(di)m...

Döndüğümden beri, evet döndüm ondan bile haberiniz yok, bir şey yazmadığımın farkındayım. (Kendimi mühim birisi gibi hissettim, ya da hissettirdim). Aradan uzun zaman geçince insan ne yazacağını bilemiyor haliyle. Eh benim de bugün olmaz işim var, yarınb yazarım, ah karnım, ah bacağım ağırıyor diye sıraladığım bahaneler silsilesi araya girince, epey epey bir zaman girdi araya. Biz geçenb zamanı telafi etmek, şimdiki zamana ışık tutmak açısından kısa kısa geçelim…

İstanbul. Ah şeh-ri aşk. Ah Aşk-ı İstanbul (Bunlar uydurmadır kanmayın).

Dinlenerek döndüm, kafamda birkaç soru işareti vardı yıllardır beni kurcalayan onları çözdüm de geldim. Arkadaşlarımla birlikte olmak beni inanılmaz motive etti. Gitmişken bir de bebek haberi aldım ki evlere şenlik, tam bir sürpriz. Tatile çıkarken ‘dostlarımı göreceğim, dilediğimce gezeceğim’ demiştim, yaptım. Dönünce unuttuklarım aklıma geldi, yetişemediklerim varmış. Neyse, bir dahaki sefere diyerek kendimi avuttum…

Sonra sonra Antalya…

Geldiğimin ilk günü ilçe ilçe gezmeye başladım. Sürpriz, o gece de ben nöbetçiydim. Anlamadığım bir alan üzerine, futbol, kokteyle katılmak zorunda kaldım. Gece bilmem kaçta bitti iş ve ben sigara i,le içli dışlı oldum. Ve hastalığımın ilk meyvelerini de orda almış bulundum.

Ve yataktayım…

Hafta çok yoğun geçti. en son Mehmet Ali şahin buradaydı, o gece evdekilerle tartıştığım için bağıra çağıra sesim gitti. Sabahında ise üzerimdeki yorganı bırakın, kolumu kaldıramıyor, gözlerimi kıpırdatamıyordum. Tamam, ben bu kış yakamı hastalıktan kurtaramadım doğru ama bu seferki çok farklıydı. En son önceki gün popomdan iğne yedim de ayaklanabildim. Şimdi ilaç kullanıyorum, ama onlar da miğdemi ele geçirdi resmen. Kusmakla kusmamak arasında gidip geliyorum. Eh ara sıra devam eden baş dönmelerim de cabası tabi…


Durun durun daha bitirmedim…

Yine birisine askıntı oldum. Yok yok diğerinden vazgeçmiş değilim. Ama bir tane daha olsun…Tamam bana siz de Adile Naşit yakıştırmasında bulunacaksınız biliyorum ama olsun. Bir elektrikçi buldum, yağız bir delikanlı. Şimdi oturmuş elektrikçinin beni aramasını bekliyorum. Evet numaram onda var, onun numarası da bende. Neden mi? Haber için istedi, ben de hevesli bir hal takınarak verdim…

Kilolarım mı?

Sahi size haber vermiyorum değil mi, en son geçen hafta tartıldım, 6.5 kilo kaybım oldu toplamda. Tatilin son günlerinde ipin ucunu tatlıyla kaçırmış olduğum için tatilde sadece 600 gram verebilmiştim. Neyseki kısa sürede toparlayabildim. Doktorum verilen bu kilonun bile çok iyi olduğunu söyledi. Eh ben de mutlu oldum. Spor mu? Hala yapamıyorum. Eve bir spor aleti almaya karar verdim…

6 yorum:

Yurdanur dedi ki...

Canım geçmiş olsun ...Bu arada hoşgeldin

dersaadet dedi ki...

Hoş bulduk, hoş bulduk:))

Syhn dedi ki...

hoşgeldin
geçmiş olsun.
zor insansın sen ben karar verdim ne diye kavga ettin ailenle :D

spor aleti alma sen yapmazsııııııınn :)) -kıskanmaya başladım verdiğin kiloları :)

tebrik ediyorum.
şifa diliyorum..

şu kelime doğrulamayı kaldır noolur :)

dersaadet dedi ki...

Sağolasın Seyhan, geçti geçti zaten. Alıcam sporumu da yapıcam sana da fotoğrafımı çekip göndericem:)) Hem kelime doğrulama açık kalsın, benim yazılarım imla hataları ile dolu bari yorumlar düzgün çıksın:))

hamit seçil dedi ki...

özlemiştik hoşgeldin. Sen bizi ihmal ettin ama ama görüyorumki bende seni ihmal etmişim. 3 gün olmuş yazını yazalı. tam tam tamanı üç koca gün ve ben daha yeni okumuşum. Elektrikçi he... Hoş osa gerek. En azından elektiriği var. Artık onuda sen almasını bil :)

dersaadet dedi ki...

Elektrik almak mı? Tövbe tövbee:))