07 Aralık 2008

"Bazenlik" tadında


Uzun zamandır ciğercinin önünde bekleyen kedi gibiydim. Fırsatını bulduğum her an http://www.idefixe.com/ adresine girip kitaplara bakıyordum. Satın almak için gereken cesareti gösteremiyordum. Dün o korkumu kırıp ilk kitaplarımın siparişini de verdim. O yüzden dün güzel bir gündü, başlangıç için tabi. Piyasa fiyatının yarısı fiyatına kitap almak hoştu benim için. Tabi olayın bir de sanal alemde dokunmadan kitap almak boyutu vardı beni tedirgin eden. Onu da kitaplardan birisini kitapçıdan alırım diye sipariş vermeyerek aştım.

Arkadaşım Murat ve Utku ile dün buluştuk. Bir de benim iki ufaklık Issız Adam’ı izlememişti, gelin gidelim dedim. Biz de başka bir filme gideriz diye düşündüm. Aslında niyetimde yeniden Issız Adam’a girmek vardı ama olmadı. Birden kendimi cebimde AROG biletleri varken buldum. Beni ‘Secret’ kitabını aldığımda da şu sözlerle kandırmışlardı ‘Yapmadım demezsin’ Yapmadım demedim, girdim filme nitekim. Beklediğim gibiydi. Beğenmedim filmi, beğenenlere de şaşarım doğrusu. Evet Cem Yılmaz zeki adam ama o zekice bulduğu doneleri bir araya getirip komik olamamış bana göre. Çok fazla yer yoktu gülecek. Zaten o şiveli ‘Arif’ modeli de oldukça iticiydi. Yeri gelmişken söyleyeyim, ben GORA’ya da gitmedim. Sanırım bu tür filmlere son gidişim olacak.

Film öncesinde çantamdaki kitaptı bence heyecanımı arttıran. Ahmet Ümit’in yeni kitabının çıktığını duyunca hemen okumalıyım dedim. Çok iyi bir polisiye yazarı Ahmet Ümit. Polisiye denemeyenler mutlaka tadına baksınlar derim. Öyle şaşırtıcı ve sürprizlerle dolu bir adam ki, kitabı bırakamıyorsunuz elinizden. Masal Masal İçinde diye bir çocuk kitabı var ki hele, büyüklere masallar tadında. Dili çok anlaşılır ve dolu dolu bir yazar. Onun Bab-ı Esrar’ını aldı Murat bana. Hediye etti doğrusu, onun heyecanıyla girdim filme. Ertesi sabah ta hemen başladım okumaya. Her sayfa sonunda ne bekliyor diye çevirmenizin yanında o kadar gerçekçi anlatımı var ki yazarın, kendinizi birden kitabın filmini çekerken bulabiliyorsunuz. Seviyorum ve tavsiye ediyorum.

Dün güzel bir gündü evet, aklımda gelecek kitaplarım, cebimde acaba ne yazmış diye okumayı beklediğim kitap, yanımda arkadaşlarım, içmeği beceremediğim cigaram ve kana kana yudumladığım biram. Güzelim be güzel, dünya da güzel…

Not: Ben günlük yazmayı beceremem. O yüzden aldığım ve başladığım günlük bir süre sonra isim değiştirir bazenlik olur, çünkü ara sıra yazarım. Bu yazı da günlük tadında olduğu için adı bazenlik oldu...

1 yorum:

sibel dedi ki...

Ben de Arog'a dün gittim..Yeğenimi götürdüm, sayesinde izlemiş oldum..Recep İvedik seven bir toplumun Arog'u beğenmesini tabii karşılıyorum..