14 Kasım 2011

'İkinbinaltı'da dönmüştüm hayallerimin şehrinden...

Bugün Ankara’ya gidiyorum. Akşam 23:30’da bineceğim otobüse, yıllar sonra yine Ankara yolcusu olacağım. Bu sefer yanımda dolu dolu valizlerim olmayacak. Ama her seferinde o şehre giderken yaşadığım heyecan kat be kat fazla olacak.

2006’da dönmüştüm hayallerimin şehrinden.

Daha 20001 yılındayken ben Ankara’da okuyacağım diye not etmiştim defterime. Hedefimi belirlemiştim. O zamanlar yollarda olan ve heyecanını yitirmediğini gördüğüm Tayfun Talipoğlu’nun Ankara’daki NTV stüdyosuna gidip ‘bunca zaman yazdığım maillere neden yanıt vermedin’ diye hesap soracak, hiç yanıt almadığım mailler sonrası ‘acaba eşi mi siliyor’ sorusuna yanıt bulacaktım. Yapmadım. Bir kere girdim NTV kapısından, kameraman arkadaşlardan birisi ‘burada değil’ demişti. Oturup çay içmiştik, montaj odasında gezinmiş ve çıkmıştık…

Bir daha da gitmemiştim Talipoğlu’nun yanına. Ta ki Antalya’da özel bir gecede, kıçımdan ter akarken yanına gidip ‘sizi çok seviyordum’ diyene kadar. Her zaman duyduğu sözlere aşina olan Talipoğlu, yüzüme bakmış, elimi sıkmış ve oturmuştu.

2006’da dönmüştüm ben hayallerimi yıkan şehirden…

Heyecanlıydım o zamanlar, o kadar ok hayalim ve bunları yaparak inanılmaz bir gücüm vardı. Okulu bitirip bir an önce çalışmak, ‘dünyayı kurtarmak’ istiyordum. İlk hayal kırıklığımı yaşadığım şehirden, hiçbir beklentimin olmadığı şehre giderken otobüsün camına akıtıyordum göz yaşlarımı. Nerden bilebilirdim ki hayatımın burada şekilleneceğini.

Sonra bir İstanbul macerası oldu ki şimdi onu buraya sıkıştırmayayım. Ankara’ma gidiyorum ben bugün, vize almaya. 2006 yılında bıraktığım şehre. Dostlarımı görmeye daha çok. Ankara’nın soğuğunu içime çekmeye. Simit yemeye, Karanfil’de dolaşmaya, Sakarya’da sarhoş olmaya, Güvenpark’ta Kurtuluş’ta oturmaya. Belki eski okulumun önünden de geçerim, bilmiyorum. Ama ben bu gece Ankara’ya gidiyorum. 5 yıldır görmediğim şehre, canım Ankara’ma, canım dostlarıma, canım başkentime gidiyorum…

6 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Selam söyle benden ve lütfen denk getirebilirsen Yüksel'deki Bulguroğlu'ndan bir simit ye benim için:)) İyi yolculuklar...

dersaadet dedi ki...

Gitmez miyim oranın simidine bayılırım ben:) İlk yediğim gün ve yaşadığım şaşkınlık hala aklımda...

Hayat İzlerim dedi ki...

Nasıl heyecanlısındır sen şimdi, güzel geçsin Ankara günlerin :))

dersaadet dedi ki...

Çok çok heyecanlıyım hemde:))) AŞTİ'ye nasıl ineceğim bilmiyorum:)

zeynep esra koltan dedi ki...

İstanbul'a da gel ama :(

Hacivat dedi ki...

ankara ankara.