04 Haziran 2011

Ben artık büyüyorum...



Aceleciyim. Hep birden olsun da bitsin istiyorum. Uzun zamandır burayı boşladığımın farkındayım. Ne zaman elimi klavyenin tuşlarına dokunduracak olsam, o kadar çok kelime ardı arkasına çıkıyor ki parmaklarımdan, bir süre sonra ne anlattığımı unutuyorum. Mesela az önce de öyle oldu. Yazdım yazdım, yazımın başıyla sonunu tutturamadım… Acele ettiğimin ayırdına varıp tane tane anlatmaya karar verdim.

Çok şey oluyor son günlerde, zaman gerçekten hızla akıp geçiyor. 28 yaşıma gireceğim şu günlerde yeni yeni şeyler keşfediyorum. Hayatımda hiç olmaz dediklerim oluyor sanki. Ben de şaşırıyorum… Garip bir değişimin içindeyim. Belki de hazır olmadığımdan bu değişime, belki de beklenmedik bir zamanda yaşadığım için garipsiyorum. Büyüdüğümü fark ediyorum, kendimi değerli hissediyorum. Ama tüm bunlara ve yorgunluğuma rağmen kendimi hala küçük bir çocuk gibi de hissediyorum. Gencim, ruhum hala beni bırakmış değil. Galiba ben onunla da mutluyum.

Hayatımda yeni bir insan girdi. Kalbimi ona açık tutup tutmamak arasında gidip geliyorum. Aldığım kararlar yok, her şey zaten birdenbire oldu. Bunun matematiğini yapacak değilim, sadece süreci belirtmek için söyledim. Her başlangıç gibi her bitiş de birdenbire oluyor bende. Sancılarını sonradan çekiyorum. Kısa yoldan, tam benlik. Acele eden bir ruha göre… Ama garip bir şekilde beni içine çekiyor. Zaman zaman kokusunu burnumda hissediyorum. Uzun zamandır yaşamadığım bir duyguyu tadıyor olmanın şaşkınlığını yaşıyorum. Umutsuz değilim aslında. Onunla birlikte daha bir güçlüyüm…

İşle ilgili çok verimsizim. Seçimler bir rehavet havası yarattı üzerimde. Aslına bakarsanız güzel bir tatile gitmeye ihtiyacım var. Neresi olacağı konusunda da kararsızım. Bloglara girip tatil yapan insanların sayfalarını ziyaret ediyor ve iletişime geçiyorum şu günlerde. Cunda ve Asos’a bayılmış durumdayım. Butik tarzı, küçük, ekonomik ve cıvıl cıvıl sakin bir yer arayışındayım. (Aklınızda bulunsun) Bir de sanki tatilden sonra daha farklı bir ben olacak gibiyim. Tüm inkarlarıma rağmen ben galiba büyüyorum ve bunun heyecanını yaşıyorum…


Not: Bu fotoğrafı Kaleiçi'nde bir evden çektim. Dağınık ama bir o kadar da estetik ve huzur doluydu ev. Sanırım benim durumumu en iyi anlatan kare bu...

27 Nisan 2011

Hadi bakalım kolay gelsin...

Hayallerimi dillendiremediğim zamanlardan geçtim ben. Cesaretsizliğimden değil de, yaşamın yükü ağır geldiğinden. ‘Hayallerimi unuttum’ diye ağladığım zamanlar da oldu. Kendimi avutamadığım, içinden çıkılmaz bir hale soktuğum zamanlar. Şimdi onları geride bıraktım. ‘Yeni başlangıçlara gebeyim’ diyordu, Bursa’da bıraktığım can dostum. Sanırım ben de artık yeni bir başlangıca gebeyim. Hayaller kuruyorum, gerçekleştirmek için planlar yapıyorum. Harekete geçtim sayılır. Galiba bu sefer başaracağım…