04 Aralık 2010
Tebrikler! Nur topu gibi bir kaybın var...
Efendim uzun uzadıya anlatmayacağım. Sadece bugün, diyette geçirdiğim 6 günün sonunda kontrole gittim. Doktorum 1 kilo 300 gram verdiğimi söyledi. Az buldum, az olmadığını söyledi. Benden beklentisi geçen hafta 500 gram gibi bir şeydi. Beklentinin üstüne çıkmak güzel bir şey ama şu ayağımı yaralamasaydım da her gün spor yapsaydım ne iyi olurdu. O zaman daha sağlıklı vermiş olurdum kilomu. Ah ben ah ben. Haftaya daha da azalacağını söyledi kayıplarımın, benim hedefim ayda 5 kilo. Bakalım becerebilecek miyiz.
02 Aralık 2010
Ben galiba...
Az önce aynada kendi kendimle konuştum.
Kendime bakıp güldüm.
Yüzümdeki çizgiler hoşuma gitmedi
Hele yapışıp kalan aptal gülümseme hiç!!!
Aynaya bakarken bile itiraf edemedim
Yok yok olmaz dedim!
Beceremedim…
İşte…
Söylüyorum…
Hormonlar mı bilmiyorum ama…
Birisinden,galiba, hoşlanıyorum…
Kendime bakıp güldüm.
Yüzümdeki çizgiler hoşuma gitmedi
Hele yapışıp kalan aptal gülümseme hiç!!!
Aynaya bakarken bile itiraf edemedim
Yok yok olmaz dedim!
Beceremedim…
İşte…
Söylüyorum…
Hormonlar mı bilmiyorum ama…
Birisinden,galiba, hoşlanıyorum…
Çocukluğumun kokusu...
Ben daha çocukken, yani henüz bu büyük şehre taşınmamışken, evimizin önünde büyük bir bahçemiz vardı ve ben ta o zamanlardan aşık olmuştum fasulyenin topraktan çıkışına. O bahçemizde bir sürü şey dikerdik. En çok patates ama. Sonra mısır, olmazsa olmaz fasulye. Ekinler toplanınca toprakta kalan son havuçları unutmamak lazım. Domates, salatalık, tere, maydonoz… , kahvaltının demirbaşları, saymıyorum onları bile.
Her neyse, bir de ağaçlarımız vardı bahçenin kenarında, azcık bodur. Kışın sert geçtiği memleketimde meyve ağaçları meyve veremiyordu ama çok güzel bir gül ağacımız vardı kokusu bahçenin ta öteki ucundan duyulan. Babaannem her sabah gülleri toplar, reçel yapardı. Benim kilolar da oradan gelme…
Geçen gün bir mahalleye gitmiştim, dolaşırken o gün ağacını gördüm. Yaklaştım yanına, kokladım. Çocukluğumun ağacı kokmuyordu çok fazla ama oydu, benim güllerimdi, özlediğim güller. Sahibinden dikmek için bir iki dal aldım. Şimdi ofiste, apartmanın bahçesine dikilmeyi bekliyor. Umarım tez zamanda bahçeyi süslerler. Özlemişim, hem çocukluğumu hem de o gül kokusunu…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)