Boşluklar ve gelgitler. Sanırım hayatımın bundan sonraki aşaması hep böyle devam edecek. Kendimi açtığım zaman cüzamlıymışım gibi ‘geleceğimi’ düşünerek ve acıyarak bakacaklar bana. Derin, saçma hislerle boğuşacağım. Yine, sonu bir öncekine benzeyen ama hiçbir zaman ders alınamayan o gelgitlerden birisini yaşayacağım. Önce geleceğim, sonra gideceğim. Ya da gidip terk edileceğim. Kendimden nefret edeceğim. Boşluğun içine saklanıp, kendimi saçma hurafelerimle dolduracağım. Sonra yine aynı şey. Velhasıl kelam, ben iflah olmam…
12 Aralık 2009
10 Ağustos 2010
Günlükler - 1
Umutsuz ve vazgeçmiş bir gün. Kalbimin ansız sızlamaları ile uyanıyorum lanetler okuduğum günden. Sanki beni ‘Senin daha önemli sorunların var’ der gibi uyarıyor o lanet sızı. elime aldığım ‘taşı’ okşuyorum bir süre, göz yaşlarımı katışlaştırsın diye ama olmuyor. Beceremiyorum. Çok özlediğimi hissediyorum bir an, sonra kandırıldığımı düşünüp öfkeleniyorum. Biz birlikte istedik bunları yaşamayı ama o beni giderken, kendince yaptığı hesaplar yüzünden yalnız bıraktı. Ve ben hala, ona kendimi tam olarak anlatamamış olmanın can sıkıntısını yaşıyorum. Onun ne düşünüp ne hissettiğini muhasebe ediyorum kendimce. Sonra da zaten bitiyor o sancı. Siliniyor yavaş yavaş yüreğimden. Akıttığım bir iki damla göz yaşını (her gün azalıyor mu artıyor mu bilmiyorum) silip işime bakıyorum. Şimdi de öyle yapacağım. Özledim seni…
11 Aralık 2009
11 Aralık 2009
17 Temmuz 2010
Seni görmek...
Beni sarhoş ediyor seni görmek…
Hücrelerim o an sanki yaşamaktan vazgeçiyor,
Ölümle hayat arasında bir yerde sıkışıp kalıyorum.
Beni hasta ediyor seni görmek…
Gerçekle yalan arasında sıkışıp kalıyorum.
Beni benden ediyor seni görmek,
Seni görmek ve hissetmek…
Hücrelerim o an sanki yaşamaktan vazgeçiyor,
Ölümle hayat arasında bir yerde sıkışıp kalıyorum.
Beni hasta ediyor seni görmek…
Gerçekle yalan arasında sıkışıp kalıyorum.
Beni benden ediyor seni görmek,
Seni görmek ve hissetmek…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)